SALAT Kavramına Filolojik Bakış

SALAT Kavramına Filolojik Bakış

KURAN I KERİMDE SALAT KAVRAMI.

Salat kelimesi mevcut namazın Kuran i delilidir.
Salat a sadece yardım destek gibi manalar ile kısıtlayarak hüküm çıkartmaya çalışanlar, yaptıkları fecaatin farkında bile değiller.
Çünkü dil ve anlam bilimi açısından bu mümkün değildir .

KELİME OLARAK SALAT..

Salat kelimesinin kök-anlamı , bir yere veya yöne doğru gitme eylemini karşılaşacak şekilde ‘meyletme’ veya ‘yönelme’dir. ‘Sa-le-ve’ kökünden türeyen bütün kelimelerde bu ‘ortak, sabit’ anlam arandığında, lügatlerde yer alan bir çok anlamın ‘salat’ kelimesiyle ilgisi kurulabilecektir.
Nitekim kulun Allah’tan istemesi, niyazda bulunması hali olan ‘dua’, kişinin önce Allah’a ‘yönelmesi’ ile gerçekleşir. Yardım isteme, saygı sunma, şükretme, bağışlanma talep etme, destekleme, gözetme gibi eylemler de bu ilk ‘yönelme’ eyleminden sonra gerçekleşirler.
Bu husus, Kur’an ayetleri titiz bir gözle incelendiğinde net olarak görülebilecektir. Kur’an’da, suçlu-günahkarların cehenneme gireceklerinin beyan edildiği ayetlerde ‘sa-le-ve’ kökünden türeyen kelimeler kullanılmıştır.

Klasik mealler, söz konusu ayetlerde bu kelimeyi ‘girme’, ‘yollama’, ‘atılma’ ‘iletilme’, ‘gönderilme’ şeklinde tercüme etmiş olsalar da, asıl mana, ‘yönelme’ veya ‘yöneltilme’dir.

Örnek..

“Kızgın ateşe girerler” (Gaşiye4),

“Alevli ateşe girecektir” (İnşikak:12),

“Cehennem’e yollanırlar” (İbrahim:29

“Sonra onu cehenneme atın” (Hakka:31

“Onu cehenneme sokacağız” (Nisa:110)

şeklinde tercüme ettiği ayetlerde, ‘sa-le-ve’ kökünden türeyen kelimeler hep ‘yöneltilme’ manasında kullanılmıştır.

Diğer ayetler..

(A’la:12; İsra:18; Leyl:15; Nisa:10; Sa’d:56; İnfitar:15; Yasin:64; Tur:16; Müddessir:26; Nisa:30, 56; Saffat:123; Sad:59; Mutaffifin:16; Meryem:70; Vakıa:94).

Bu manayı en iyi veren ayetlerden biride Kıyamet Suresi 31 ve 32. ayetleridir. Burada hakikati yalanlayan bir kişinin vasfı anlatılırken,

“ne sadaka verdi ne de yöneldi (salla) fakat yalanladı, döndü (tevella)”
buyurulmaktadır.

Klasik mealler, buradaki ‘salla’ ifadesini çoğunlukla bildik manada ‘namaz kılmak’ olarak tercüme etmektedirler ki bu, yanlıştır.
Çünkü bu ayetteki ‘salla’ kelimesi, ‘tevella’nın zıddı olarak kullanılmıştır ve ‘tevella’ yönelmeme anlamında,
geri durma
‘salla’ ise “yönünü Allah’a dönme, ve gereğini yapma anlamındadır.
Namaz kılma, bu manada ‘yönelme’ye karşılık gelir.

SALAT KELİMESİNİN ANLAM ÇEŞİTLİLİĞİ..

Salat kelimesi;
birçok kelimede olduğu gibi,
ve bütün dillerde olduğu gibi,
yan anlamlar ihtiva eden bir kelimedir.
Yan anlam, kök itibariyle farklı bir kelime değildir.
Yan anlam: şu demektir; kelime cümlenin ihtiva ettiği kalıp ve anlam kaymasına göre şekli sabit olmakla birlikte, anlattığı mananın değişmesi olayıdır.
Yukarıda da belirttiğim gibi
Bu kurallar sadece arapcaya mahsus bir durum değildir.
Türkçeden örneklemek gerekirse..

İlk örneğimiz CANAVAR olsun..

Keloğlan CANAVAR ı öldürdü.
Canavar burdada gerçekte yaşamayan mitolojik varlık anlamı kazanır.

Nesli tükenen geyikler CANAVAR lardan korunmalı.
Buradaki canavar:
Aslan, kaplan vs. demek olur.

Demirci CANAVAR ile demirleri kesti,..
Burada ise demir kesen bir makina anlamını kazanır.

Dikkat edilirse,
Canavar , her cümlede farklı bir şey anlattı.
Ama ” PARÇALAYICI ” olan kök anlamını hepsinde korudu….

Bu anlam değişimine arapçada istilah denir.
Salat kelimesinin Kuran ı kerimde birçok yan anlamı tespit edilmiştir.
Ama bu anlamların hepsi de kök itibariyle birbiri ile münasebettardırlar…

Burada dikkat edilmesi gereken istilahın yani Türk dilinde yan anlamın bir mecaz değil gerçek anlam ifade eden bir kelime olmasıdır.

YAN ANLAMLI KELİME..

Manasını, kurulan cümlenin yapısından ve anlamın akışından alır.
Bu her dilde vardır.
Arap dilinin zengin olmasının en belirleyici faktörlerinin başında, başka dilde olmayan bazı gramer yapıları ile birlikte yan anlamlı kelime çokluğu sayılabilir.
Mesela ” kâfir” kelimesi otuz kadar yerde farklı kullanılabilir.

Salat kelimesinin, içinde bulunduğu cümle veya ayette, farklı anlam taşıması, gayet doğal bir olaydır.
Asıl aksini iddia etmek, hem Arap dili hem de kendi dilimiz açısından, dil bilgisini bilmemenin tezahurudur.
Ve “””mümkün olan birşey de değildir.”””

Mesela örnek bir kelimeyi, cümlelerini değiştirerek tahlil edelim.

..Vatanı korumak her Türkün vazifesidir……

Örnek kelimemiz “”VAZİFE””
Yukarıdaki kelimede vazifenin anlamı, düşmanlardan vatanı korumaktır.
Salat ı tek anlama sabitleyip, yardım destek anlamını yükleyenlerin yaptığı gibi bir metot ile bakalım neler oluyor..

Bizde ” VAZİFE ” kelimesini
bu manaya sabitleyelim,

“”Anne ve babana karşı vazifeni yap”……..
” iyi bir evlat ol ” demektir.

Ama kelimeleri sabitleyenlere göre, anne ve babana karşı vatanını koru olur.

“Ailene karşı vazifeni yap”…….

burada, çalış aileni geçindir onlarla ilgilen demek olur.
” Ailenden vatanı koru ”
değil.

” İyi bir öğretmen, vazifesini suistimal etmez”…..

“görevini yaparken özveri gösterir” anlamı çıkar.

Anlamın vatan müdafaasıyla alası yoktur…

Bunun gibi binlerce kelime ve yan anlam örneği verilebilir.
Türkçede olan bu yan anlamlı kelime kavramı arapçada ise belki birkaç kat daha fazladır.

” SALAT ” a DÖNECEK OLURSAK…

Salat kelimesinin en câmi anlam olarak “YÖNELMEK” olduğunu yukarıda izah etmiştik..
Sa-le-ve bir yöne gitmeye azmetmek,
Bir yöne meyletmek
Yönelmek.

Rükû, secde, vakit, abdest, teyemmüm vs gibi kavramları anlatan,
imkan olmazsa binek üzerinde ikame etmemizi,
İkame etmeden önce abdest almamızı,
İkame edeceğimiz zaman yüzümüzü Kâbe’ye dönmemizi,
Emreden Kuran, bize
” Ekimüssalah ” derse, YÖNEL anlamı kulluğun gereği olarak bu mecrada ritüeli olan salat yani bizim bildiğimiz Namaz olur.

Allah ın ve meleklerin neler yapabileceğini,
Güçlerinin ve yetkilerinin ne olduğunu anlatan Kuran ı kerim, eğer bize derseki
“Allah ve melekleri Resule salat eder” o zaman, İlahın kuluna karşı yapacağı “YÖNELME”
( Not: yalın olarak gelen kelimenin anlamı, anlatabileceklerinin en güçlüsü olarak alınması bir anlam bilimi kuralıdır.)
Rahmet etmek, bereket vermek, yardım etmek, gibi anlamları barındırabilecek iken,
Öznede, melek olduğu için ve melek mutlak Rahmet makamında olmadığı için, bu anlam bozulur ve anlam, hem Allah ın hem de meleklerin yapabileceği bir eylem formuna dönüşür. Meleğin, insana karşı yapabileceği en güçlü eylemin anlamı olan, yardım etmek destek vermek manasını kazanır.

” Allahümme salli ala Muhammed….”
” Allah’ım Muhammed e yönel. ” cümlesinde, Allah cc. dan beklenebilecek “YÖNELME” ise, öznede sadece Allah cc. olduğu için yine en güçlü anlamı kazanır.

Uluhiyet makamından beklenen bir “ YÖNELME”,
Rahmet, bereket, rızık, esenlik ,af istemek olur.

İsrafil Tulgar.

  • Yazıyı Beğendin mi?  1
Önceki Yazı

Benzer Yazılar

Bu yazıya henüz yorum yapılmamıştır, ilk yorumu yapmak için tıklayın.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*
*