TAĞUT

TAĞUT

NOT: Yeryüzünde Hiç Kimse, Bana olunan Hidayet Öğretilerinin Anlatılarına Karşı Delil gösteremez. Bu imkansızdır. İşleyip bitirdiğim konular dosdoğrudur. Çelişmez. İşlediğim konuların aksi ispatlanana kadar bunlar dosdoğru olanlardır. Ve Dosdoğru olduğuna dair Canım üzerine Yeminlidir.

Kur’an da TAĞUT: ÂLlah’ın indirdikleri haricinde başka bir; Kanun, Yasa, Yönetim Şekli, Yaşam şekli ve Sevgiler-Duygular da Bulunmaktır.
Bunları ÂLlahın Kanunlarına, Yasasına, Yönetim Şekline, Yaşam şekli ve Sevgiler-Duygular’a tercih etmek TAĞUT tur.

*Ben ÂLlaha Teslim(İslam) oldum diyen biri; Siyaset yapamaz, Yalan söyleyemez, Zina Yapamaz, Hırsızlık Yapamaz.
*Ben ÂLlaha Teslim(İslam) oldum diyen biri;
Birkere yapayım ÂLlah affader diyemez.
*Ben ÂLlaha Teslim(İslam) oldum diyem biri; ÂLlahın Farzlarını yapmak için Samimi bir şekilde isteklidir. Ve yapamadığı için üzülendir.

TAĞUTdan uzak durmadıkça(RED etmedikçe) İslam oldum(Teslim oldum) Sözleşmesini imzalamış sayılmazsınız. TAĞUTu Red etmiyor Ama ÂLlah a da iman ettiğini söylüyor. Böyle bir durum söz konusu dahi değildir. Yalnızca 1 seçim hakkı vardır. ÂLlah ya da TAĞUT. İkisi de olmaz.

ÂLlahın huzuru hariç hiç bir huzur karşısında Secdeye varılamaz.Yani ÂLlaha iman eden(inanan) ona secde eder. TAĞUTa inanan(iman eden) ona secde eder.

ÂLlah yalnızca Samimi olarak yaklaşanları sever.

ÂLhamdulillah

Bakara 256

Lâ ikrâhe fî-ddîyn(i)(s) kad tebeyyene-rruşdu mine-lġayy(i)(c) femen yekfur bi-ttâġûti veyu/min bi(A)llâhi fekadi-stemseke bil’urveti-lvuśkâ lâ-nfisâme lehâ (k)va(A)llâhu semî’un ‘alîm(un)

(ÂLlaha Teslim inancı) Diyn’i anlatımı zorla yapmayın. Elbette doğruluk sapıklıktan seçilip ayrılmıştır.
Kim Tağutları (ÂLlahın hükümlerinin bir işe yaramadığını dolaylı olarak gösterip beşer kanunların iyi olduğunu aktaranlardan) tekfir eder (beğenmez, uzaklaşır) ÂLlah’a inanırsa muhakkak ki O kopmayan sapasağlam bir kulpa yapışmıştır.
ÂLlah işitendir, bilendir.

Bakara 257

(Â)llâhu veliyyu-lleżîne âmenû yuḣricuhum mine-zzulumâti ilâ-nnûr(i)(s) velleżîne keferû evliyâuhumu-ttâġûtu yuḣricûnehum mine-nnûri ilâ-zzulumât(i)(k)ulâ-ike ashâbu annâr(i)(s) hum fîhâ ḣâlidûn(e)

ÂLlah, inananların dostudur. Onları (Âmenû olanı, İman edeni, Mu’min olanı) Zulmün karanlığından İyiliğin Aydınlığına (Nur) çıkarır.
İnkâr eden kimselerin dostları (evliyaları) da Tağutlardır. Onları iyiliğin Aydınlığından (Nur) zulmün karanlığına çıkarır.
İşte onlar ateş toplumundandır. Onlar orada ebedi kalacaklardır.

Nisa 51

Elem tera ilâ-lleżîne ûtû nasîben mine-lkitâbi yu/minûne bilcibti ve-ttâġûti veyekûlûne lilleżîne keferû hâulâ-i ehdâ mine-lleżîne âmenû sebîlâ(n)

Gördün mü? Kendilerine kitaptan bir nasip (pay) verilenleri?
Cibt (Put) ve Tağutlara (ÂLlahın üstünlüğünü kabul etmeyip kendi üstünlüklerine göre kanun koyma kibirliliğine sahip olan) inananlara (onlara nasip olanları gördün mü?)
Ve inkar edenler için âmenû (Âllahın kitabına göre yaşamaya inanan) olan kimselerden daha doğru yoldadır diyorlar.

Nisa 60

Elem tera ilâ-lleżîne yez’umûne ennehum âmenû bimâ unzile ileyke vemâ unzile min kablike yurîdûne en yetehâkemû ilâ-ttâġûti vekad umirû en yekfurû bihi veyurîdu-şşeytânu en yudillehum dalâlen ba’îdâ(n)

Görür müsün? Sana indirilenler ve senden önce indirilenlere sadece kendilerinin inandıklarını zannedenleri?
Ve senden Tağut’a hakem olmanı istiyorlar. Oysa onlara tekfir etmeleri emredilmişti.
Ve şeytan da onu istiyor. Onları sapkınlıklar ile iyice saptırmak.

Nisa 76

Elleżîne âmenû yukâtilûne fî sebîli(A)llâh(i)(s) velleżîne keferû yukâtilûne fî sebîli-ttâġûti fekâtilû evliyâe-şşeytân(i)(s) inne keyde-şşeytâni kâne da’îfâ(n)

İnanan kimseler ÂLlah yolunda savaşır ve inkâr eden kimseler Tağut yolunda savaşır.
O halde Şeytanın dostlarıyla savaşın.
Şüphesiz Şeytanın hilesi zayıftır.

Maide 60

Kul hel unebbi-ukum bişerrin min żâlike meśûbeten ‘inda(A)llâh(i)(c) men le’anehu(A)llâhu veġadibe ‘aleyhi vece’ale minhumu-lkiradete velḣanâzîra ve’abede-ttâġût(i)(c) ulâ-ike şerrun mekânen veedallu ‘an sevâ-i-ssebîl(i)

De ki; Size, ÂLlah katında bundan daha kötü cezası olanı söyleyim mi? (Akıl etmediği gibi Alay edenlere verilen cezadan)
Allah kimlere lanet etmiş ve onlara gazab etmişse ve kimlerden (aşağılık) maymunlar ve domuzlar yapmışsa onlardır.
Ve Tağut’a tapanların yeri daha kötüdür.
(O kadar kötüdür ki) doğru yoldan epeyce (doğruya dönemeyecek kadar) sapmışlardır.

Nahl 36

Velekad be’aśnâ fî kulli ummetin rasûlen eni-’budû(A)llâhe vectenibû-ttâġût(e)(s) feminhum men heda(A)llâhu veminhum men hakkat ‘aleyhi-ddalâle(tu)(c) fesîrû fî-l-ardi fenzurû keyfe kâne ‘âkibetu-lmukeżżibîn(e)

Ve biz her ümmetin içine ÂLlah’a kulluk edin diye Rasul (uyarıcı elçi) gönderdik.
Ve Tağutdan (O toplulukta ÂLlah’ın hükümleri yerine kendi hükümlerini koyanlardan) kaçının diye.
ÂLlah kimine hidayet etti kimilerin de üzerilerine sapıklık (Dalalet) hak oldu (ÂLlaha teslim olmayıp Tağutları sevdikleri için).
İşte yeryüzünde gezin ve bakın yalanlayanların akibeti (sonu) nasıl olmuş?

Zümer 17

Velleżîne-ctenebû-ttâġûte en ya’budûhâ ve enâbû ila(A)llâhi lehumu-lbuşrâ(c) febeşşir ‘ibâd(i)

Tağut’a kulluk etmekten kaçınan ve ÂLlah’a yönelen kimseleri Seçkin Kullarım olduklarını müjdele (bilsinler)

  • Yazıyı Beğendin mi?  2
Sonraki Yazı
Kazım Çam

Kur'an dan 40 Sureyi Arapça-Türkçe bilmekteyim. Ayrıca Kur'an ı Türkçeye çevirmekteyim. Kur'an ı en az 2 kere baştan sona okudum. Bütün bunlar 24 Aylık Hidayet sürecinde gelişti. İzlediğim 7binden fazla video Yeryüzünde hiç kimsenin Hakkı Tam olarak anlatamadığını öğretti. Öyle ya da böyle bir şekilde herkes bir çok konuda baya eksikti. Ama bu Hidayet öğretilerinin anlatılarında Zerre Çelişki bulunmamaktadır. NOT: İşte bunlar dosdoğru anlatımlardır derken sizler de burada yazdığı gibi anlatın. Sarsılmazsınız. Size Kur'an ile kuşanmayı ve tekniği ile savaşmayı bildiriyorum. Öğrenmek size kalmıştır. ÂLhamdulillah .

Benzer Yazılar

Bu yazıya henüz yorum yapılmamıştır, ilk yorumu yapmak için tıklayın.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*
*